Doğum yapmamak meme kanseri riskini artırır mı?
Kısa cevap:
Doğum yapmamış olmak, bazı çalışmalarda meme kanseri riskinde küçük bir artışla ilişkilendirilmiştir. Ancak bu durum tek başına meme kanserine neden olmaz. Bir kadının doğum yapmamış olması, mutlaka meme kanseri riski yüksek olduğu anlamına gelmez.
Doğum yapmak meme kanserinden korur mu?
Meme kanseri riski değerlendirilirken kadının üreme öyküsü de dikkate alınabilir.
Özellikle ilk gebeliğin daha genç yaşlarda gerçekleşmesinin meme kanseri riskini bir miktar azaltabileceği uzun yıllardır araştırılmaktadır. Bununla birlikte bu ilişkiyi “Doğum yapan kadın meme kanserinden korunur” şeklinde yorumlamak doğru değildir.
Çünkü meme kanseri gelişiminde yaş, genetik özellikler, aile öyküsü, hormonlar ve başka birçok faktör birlikte rol oynar.
Hiç doğum yapmamış olmak neden riskle ilişkilendiriliyor?
Meme dokusu yaşam boyunca çeşitli hormonal değişimlerden etkilenir.
Gebelik ve emzirme dönemlerinde meme dokusunda önemli değişiklikler meydana gelir. Bu nedenle yaşam boyunca geçirilen gebeliklerin ve ilk gebeliğin yaşının meme kanseri riskiyle ilişkisi araştırılmıştır.
Ancak bu konu oldukça karmaşıktır.
Dolayısıyla yalnızca “Doğum yaptım” veya “Doğum yapmadım” bilgisine bakarak bir kadının meme kanseri riskini belirlemek mümkün değildir.
“Çocuğum yok, riskim yüksek” demek doğru mu?
Hayır.
Doğum yapmamış olmak, tek başına yüksek risk grubunda olduğunuz anlamına gelmez.
Örneğin hiç doğum yapmamış bir kadında başka hiçbir önemli risk faktörü bulunmayabilir. Buna karşılık birden fazla risk faktörüne sahip bir kadının çocukları olabilir.
Bu nedenle kişisel risk değerlendirmesi çok daha geniş bir çerçevede yapılır.
Yaş da neden önemli?
Üreme öyküsü değerlendirilirken yalnızca doğum yapıp yapmamak değil, gebeliklerin hangi yaşlarda gerçekleştiği gibi ayrıntılar da önem taşıyabilir.
Bunun yanında ilk adet yaşı ve menopoz yaşı gibi hormonlara maruz kalınan süreyi etkileyebilen faktörler de değerlendirmeye dahil edilebilir.
Yani konu sadece:
“Çocuğun var mı?”
sorusundan ibaret değildir.
Doğum yapmamak bir tercih meselesiyse kadın kendini suçlamalı mı?
Kesinlikle hayır.
Bir kadının çocuk sahibi olup olmaması kişisel hayatının bir parçasıdır. Meme kanseri risk faktörleri üzerinden kişinin yaşam tercihlerine suçluluk yüklemek doğru değildir.
“Çocuk yapsaydın kanser olmazdın” gibi bir cümle hem bilimsel olarak doğru değildir hem de kanser tanısı alan bir kadın için oldukça kırıcı olabilir.
Kanserin tek bir nedene bağlanamayacağını hatırlamak gerekir.
Çocuk sahibi olamamak da aynı şekilde değerlendirilir mi?
Çocuk sahibi olamamanın altında çok farklı nedenler bulunabilir.
Bazı durumlarda infertiliteye yol açan nedenler veya uygulanan tedaviler ayrıca değerlendirilmesi gereken sağlık faktörleri olabilir.
Bu nedenle yalnızca “çocuğum olmadı” bilgisi üzerinden meme kanseri riski hakkında sonuç çıkarmak doğru değildir.
Kişinin yaşı, tıbbi geçmişi, hormonal durumu ve aile öyküsü birlikte değerlendirilmelidir.
Emzirmek de bu konunun bir parçası mı?
Evet.
Emzirme öyküsü de meme kanseri riskiyle ilişkili faktörlerden biri olarak araştırılmıştır. Daha uzun süre emzirmenin meme kanseri riskinde mütevazı bir azalmayla ilişkili olabileceğine dair kanıtlar bulunmaktadır.
Ancak burada da aynı nokta geçerlidir:
Emzirmek meme kanserine karşı kesin koruma sağlamaz.
Emzirmemiş olmak da bir kadının meme kanseri olacağı anlamına gelmez.
Asıl önemli olan nedir?
Bir kadının doğum yapıp yapmadığından çok daha önemli olan, bütün risk profilinin birlikte değerlendirilmesidir.
Yaş, aile öyküsü, genetik özellikler, hormonal ve üreme öyküsü, yaşam tarzı ve bazı tıbbi geçmişler birlikte ele alınabilir.
Ve elbette yaşa ve kişisel risk durumuna uygun meme kontrollerinin yapılması önemlidir.
Sonuç
Doğum yapmamış olmak bazı araştırmalarda meme kanseri riskinde küçük bir artışla ilişkilendirilmiştir. Ancak bunu doğrudan “doğum yapmamak kansere neden olur” şeklinde yorumlamak doğru değildir.
Bir kadının anne olup olmaması, meme kanseri riskini tek başına belirlemez.
Bu nedenle çocuk sahibi olmayan kadınların gereksiz yere korkmasına veya kendilerini suçlamasına gerek yoktur.
Meme kanserinde tek bir neden aramak yerine, bütün risk faktörlerine birlikte bakmak ve gerekli kontrolleri aksatmamak en doğru yaklaşımdır.
